YANILGI 7

"Genetik bilimciler yeni canlı türleri ortaya çıkarmayı başarmışlardır."

Açıklama: Evrimciler, somut bir bulguyu belirtmeyen ve dolayısıyla hiçbir dayanağı olmayan iddialar ortaya atmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. İddiaları bilimsel bulgular tarafından yalanlandığı için, bu tür hayali yorumlar yapmayı tercih ederler.

Bunların ders kitaplarına girmiş olan örneklerinden biri, genetikçilerin yeni canlı türleri ürettikleri iddiasıdır. Oysa bugün konuyla ilgili olan herkes bilir ki, genetik bilimciler hiçbir zaman yeni canlı türleri ortaya çıkaramamışlardır.

Bu konuda aydınlatıcı bir konu, meyve sinekleridir. Meyve sinekleri, çok hızlı üredikleri ve kolaylıkla mutasyona uğratılabildikleri için genetikçilerin üzerinde en çok deney yaptıkları hayvanlardır. Genetikçiler on yıllardır bu canlılar üzerinde her türlü mutasyon deneyi gerçekleştirmiş, ama yeni bir tür üretmek bir yana, her zaman için sakat ve kısır canlılar elde etmişlerdir.

Evrimci genetikçi Gordon Taylor, bu konuda şunları yazar:

Bu çok çarpıcı ama bu kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır dünyanın dört bir yanındaki genetikçiler evrimi kanıtlamak için meyve sinekleri yetiştiriyorlar. Ama hala bir türün, hatta tek bir enzimin bile ortaya çıkışını gözlemlemiş değiller.

Bir başka araştırmacı olan Michael Pitman, meyve sinekleri üzerindeki deneylerin başarısızlığını şu şekilde ifade eder:

Sayısız genetikçi meyve sineklerini nesiller boyunca sayısız mutasyonlara maruz bıraktılar. Peki sonuçta insan yapımı bir evrim mi ortaya çıktı? Maalesef hayır. Genetikçilerin yarattıkları canavarlardan sadece pek azı beslendikleri şişelerin dışında yaşamlarını sürdürebildiler. Pratikte mutasyona uğratılmış olan tüm sinekler ya öldüler, ya sakat ya da kısır oldular.

Genetikçiler mutasyon yoluyla canlı türleri üretemedikleri gibi, genlerle bilinçli bir biçimde oynayarak da yine yeni türler üretememişlerdir.

Genetikçilerin yaptıkları, canlıların genleri üzerinde oynayarak, zaten mevcut olan genetik özelliklerin çeşitli kombinasyonlarını elde etmektir. Genetik mühendisliği sayesinde, aynı türün farklı varyasyonlarına dağılmış olan çeşitli genetik özellikler arasından istenen özellikler biraraya getirilmekte ve bu özelliklerin tümünü barındıran bireyler oluşturulabilmektedir. Fakat bunun evrimle hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü bu özellikler zaten, o türün tüm varyasyonlarının genetik özelliklerinin toplamı anlamına gelen "gen havuzu"nda mevcuttur. Yeni bir özellik, yeni bir tür elde edilmiş değildir. Örneğin sulu ve tatsız bir portakal cinsiyle, az sulu fakat tatlı bir portakal cinsinin sulu ve tatlı özelliklerini kodlayan genler biraraya getirilerek sulu ve tatlı bir portakal çeşidi üretilebilir. Ancak görüldüğü gibi bu özellikler zaten baştan beri portakallarda mevcuttur, sadece her birinin tercih edilen özelliklerini birarada toplayan bir portakal çeşidi üretilmiştir. Portakal yine portakaldır, portakalda yepyeni bir özellik ortaya çıkmamıştır. Portakalın gen havuzundaki özelliklerinin yeni bir kombinasyonu elde edilmiştir.

Aynı durum çeşitli evcil hayvanların melezlenmesiyle de elde edilmektedir. Örneğin çok süt veren, fakat fazla et vermeyen bir inekle, az süt fakat çok et veren ineklerin birkaç nesil boyunca melezlenmesi sonucunda hem çok et hem de çok süt veren inekler elde edilebilmektedir.

Açıkça görüldüğü gibi bunların hiçbiri evrim değildir. Çünkü ne yeni bir tür, ne de daha önceden hiç var olmayan yepyeni bir özellik ortaya çıkmaktadır. Aynı türün bireylerinin baştan beri sahip oldukları özelliklerin çaprazlanma yoluyla farklı kombinasyonları elde edilmektedir. Darwin başta olmak üzere evrimciler ise, bu olayı bir göz boyama ve yanıltma unsuru olarak kullanarak, bu durumu evrimin halen devam etmekte olan bir süreç olduğuna örnek göstermektedirler.

Bu yanlış ve bilim dışı anlatımların ders kitaplarından çıkarılmaları gerektiği açıktır.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

İlköğretim Fen Bilgisi 8, M. Bahattin Hartevioğlu, Ankara: Koza Yayın Dağıtım, 1996, s. 169.