YANILGI 3

"Biyoloji biliminde canlıların mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek günümüze kadar geldikleri kabul edilmektedir.

Açıklama: Bunu biyoloji bilimi değil, evrimciler kabul etmektedir. Bunu kabul etmelerinin nedeni ise, bu iddianın birtakım bilimsel bulgularla desteklenmesi değil, bu iddiayı bir dogma olarak benimsemiş olmalarıdır.

Bilimsel bulgular, deney ve gözlemle ortaya konulan somut gerçeklerdir. Bilim de sadece bu tür somut gerçeklere dayanır. Evrim teorisinin savunduğu ve önceki maddelerde ele aldığımız, "Canlılar mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla gelişir" iddiası şimdiye kadar hiçbir deney ya da gözlemle ispatlanamamış bir iddia olduğu için de, bilim tarafından kabul edilmesi söz konusu olamaz. Evrimciler, canlılığın bu şekilde geliştiğine, teoriye olan inançlarının bir sonucu olarak inanmaktadırlar.

Ders kitaplarına girmiş olan üstteki iddiada ise, evrim teorisinin doğru saydığı bir iddianın, "biyoloji bilimi kabul etmektedir ki" şeklinde ortaya konduğunu, yani evrim teorisi ile biyoloji biliminin özdeşleştirilmek istendiğini görüyoruz. Bu, evrimcilerin on yıllardır kullandıkları çarpık bir mantık örgüsünün ifadesidir. Bu nedenle, herşeyden önce bu çarpık mantık örgüsünü ele almak gerekir.

Bu çarpık mantık örgüsüne göre, evrim biyoloji biliminin temelidir ve dolayısıyla evrim teorisinin savunduğu her şeyi ister istemez biyoloji bilimi de kabul etmelidir. Bunun ne denli geçersiz ve saçma bir iddia olduğu, sadece bilim tarihinin incelenmesiyle bile anlaşılabilir. Eğer bu mantık doğru olsaydı, evrim teorisinin ortaya atılmasından önce dünya üzerinde bilimsel bir gelişme olmaması, bütün bilimlerin de evrim teorisinin ortaya atılmasından sonra doğmuş olmaları gerekirdi. Oysa biyoloji, paleontoloji (fosil bilimi) gibi bilim dallarının hepsi, evrim teorisinden önce doğmuş ve gelişmişlerdir. Evrim ise bu bilim dallarına sonradan uyarlanmış, bu bilim dallarına kabul ettirilmek istenmiş bir varsayımdır.

Bu iddianın mantığa ve bilimin kurallarına aykırı olduğu, kimi zaman daha sağduyulu bazı evrimciler tarafından da kabul edilmektedir. Örneğin, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden Prof. Arda Denkel, Cumhuriyet Gazetesi'nin Bilim ve Teknik adlı ekinde yazdığı bir makalede, diğer evrimci bilim adamları tarafından ortaya atılan "evrim bilimin temelidir" iddiasının, mantığın temel kurallarına aykırı olduğunu şöyle belirtmektedir:

Örneğin, "Evrim Kuramı'nı reddetmek biyolojik bilimlerin, yer bilimlerinin, fizik ve kimyanın bulgularını da reddetmek anlamına gelir" düpedüz yanlış bir önerme. Çünkü iddia edilen türden bir çıkarım (burada bir modus tollens) elde edebilmek için, önce kimya, fizik, jeoloji ve biyolojinin bulgularını dile getiren kimi önermelerin evrim kuramını içeriyor (implication) olması gerekirdi. Oysa bulgular ya da onların ifadeleri kuramları içermezler; ayrıca onları kanıtlamazlar (demonstration/proof) da.

Bugün çağdaş bilimi evrime bağlı kalmaya zorlayan hiçbir neden yoktur. Bilim, gözlem ve deneye dayanır. Evrim ise, gözlemlenemeyen geçmiş hakkında ortaya atılmış bir varsayım, bir teoridir. Amerikalı bir biyolog olan G. W. Harper bu konuda şu yorumu yapıyor:

Sık sık Darwinizm'in modern biyolojinin temeli olduğu iddia edilir. Oysa aksine, eğer Darwinizm'e yapılan bütün göndermeler ortadan kaldırılsa, biyoloji biliminde hiçbir değişiklik olmayacaktır...

Dolayısıyla evrim teorisi ile biyoloji bilimini aynı şey gibi göstermeye çalışmak ve "Biyoloji biliminde canlıların mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek, günümüze kadar geldikleri kabul edilmektedir" demek çok büyük bir yanılgıdır. Eğer ders kitaplarında evrim teorisinin iddiaları anlatılacaksa, "Evrim teorisi canlıların mutasyon ve doğal seleksiyon yoluyla değişerek günümüze kadar geldiklerini savunmaktadır, ama bu biyoloji bilimi tarafından doğrulanmamış bir iddiadır" denmesi daha doğru olacaktır.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı 8, Cengiz Yalçın, Hamza Yılmaz, Musa Doğan, Selma Şimşek, Şevket Üzün, Tevfik Yıldırım, Nuri Korkmaz, Gülçin Gültiken, Cemile Taşçıoğlu, Arife Evrensel, Sadakat Özdemir, İstanbul:Milli Eğitim Basımevi, 1997, s. 1