YANILGI 18

"Canlılık ilkel dünyada rastlantılarla doğmuş olabilir.İlkel atmosfer, buna imkan sağlayacak biçimde metan-amonyak ağırlıklıydı ve serbest oksijen içermekteydi."

Açıklama: Ders kitaplarında "yaşamın başlangıcına dair farklı görüşler" başlığı altında, hayatın kökeni konusunda ortaya atılan birtakım iddialar incelenmektedir. En çok yer ayrılan iddia ise, hemen her ders kitabında, evrim teorisinin iddiası olan "heterotrof" tezidir. Bu tez, ilk canlının, çok uzun bir kimyasal süreç sonucunda, ilkel dünya atmosferinde rastlantılar sonucunda ortaya çıktığını iddia eder. 20. yüzyılın ilk yarısında evrimci Rus biyolog Alexander Oparin tarafından ortaya atılan bu iddia, bugüne kadar hiçbir deney ya da gözlemle ispatlanamamış, aksine bu iddianın geçersiz olduğunu ortaya koyan pek çok bilimsel bulgu elde edilmiştir.

Ders kitaplarının önemli bir bölümünde ise heterotrof tezi, yani cansız maddenin içinde rastlantılar sonucu canlı bir hücre çıktığı iddiası, sanki çok fazla bilimsel bulgu ile desteklenen, çok geçerli bir iddia gibi anlatılmaktadır. Ders kitaplarında bu konuda en yoğun olarak verilen örnek ise, Miller Deneyi'dir. Ders kitaplarında kullanılan üsluba bakıldığında, Miller Deneyi'nin canlılığın cansız maddelerden rastlantılarla oluştuğu iddiasının delili gibi gösterildiği açıkça görülmektedir.

Oysa Miller Deneyi bugün bilim dünyasında geçerliliğini tümüyle yitirmiş bir iddiadır. Deney, yaklaşık yarım asır önce (1953 yılında) gerçekleştirilmiştir ve o zamandan bu yana ortaya çıkan bilimsel bulgular deneyin hayatın kökenini açıklamak yönünde hiçbir katkısı olmadığını göstermiştir.
Bu konu kitabın 1. bölümünde ayrıntılı olarak incelenmiş ve Miller deneyinin geçersizliği gözler önüne serilmiştir.

Ama ne yazık ki ders kitaplarımızda, 1960'lı yılların köhne varsayımları tekrarlanmakta ve "ilkel dünya atmosferi metan ve amonyak içeriyordu, bu sayede aminoasitler oluştu, sonra proteinler, sonra koaservatlar ve sonunda hücre meydana geldi" gibi bilim dışı masallar anlatılmaktadır.

Bu durumda, 2000'li yıllara ulaştığımız şu dönemde, bu gibi ilkel bilgilerin ders kitaplarından ayıklanmasının gerekliliği açıktır. Ders kitaplarında bu konuda "ilkel dünya atmosferi, karbondioksit, azot ve serbest oksijen içeriyordu, bu şartlar organik moleküllerin oluşması için uygun değildir. Dahası, proteinlerin karmaşık yapılarının, rastlantılarla açıklanması mümkün değildir. Dolayısıyla yaşamın kimyasal yollardan oluşması imkansızdır" denmesi, bilimsel bulgulara çok daha uygun olacaktır.

Bu sonuç, günümüzdeki evrimciler tarafından da istenmeden de olsa kabul edilen bir gerçektir. San Diego California Üniversitesi'nden Stanley Miller'ın çalışma arkadaşı olan ünlü evrimci Dr. Leslie Orgel, şöyle demektedir:

Son derece kompleks yapılara sahip olan proteinlerin ve nükleik asitlerin (RNA ve DNA) aynı yerde ve aynı zamanda rastlantısal olarak oluşmaları aşırı derecede ihtimal dışıdır. Ama bunların birisi olmadan diğerini elde etmek de mümkün değildir. Dolayısıyla insan, yaşamın kimyasal yollarla ortaya çıkmasının asla mümkün olmadığı sonucuna varmak zorunda kalmaktadır.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

Biyoloji 1, Ders Kitabı, Canan Şamlıoğlu, Zehra Akçakaya,
İstanbul: Bu Yayınları, s. 62-65.
Liseler İçin Biyoloji 1, Ders Kitabı, Namık Berker, Ankara:
Mega Yayıncılık, s. 43-45.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 184.
Ders Geçme ve Kredi Sistemi Biyoloji 2, Nejat Sevkal,İstanbul:Gendaş Yayıncılık, s. 36.58
Leslie E. Orgel, "The Origin of Life on Earth", Scientific American, Cilt 271, Ekim 1994, s. 78