YANILGI 16

"Benzer (homolog) organlar evrimin kanıtıdır."

Açıklama: Farklı canlı türleri arasındaki yapısal benzerlikler biyolojide "homoloji" olarak adlandırılır. Evrimciler bu benzerlikleri evrime delil gibi göstermeye çalışırlar. Bu iddia, ders kitaplarında da bilimsel bir gerçek gibi belirtilmektedir.

Darwin benzer (homolog) organlara sahip canlıların birbirleriyle evrimsel bir bağlantısı olduğunu ve bu organların ortak bir atanın mirası olması gerektiğini düşünüyordu. Ona göre, örneğin güvercinlerin de kanatları vardı, kartalların da kanatları vardı; demek ki güvercinler, kartallar ve bunlar gibi kanatlı tüm kuşlar ortak bir atadan evrimleşmişlerdi. Oysa homoloji, hiçbir delile dayanmayan, yalnızca dış görünüşlerden yola çıkılarak ortaya atılmış yüzeysel bir varsayımdı. Bu varsayım, Darwin'den günümüze kadar hiçbir somut bulgu tarafından da doğrulanamadı.

Benzer yapılara sahip canlıların, evrimciler tarafından öne sürülen hayali ortak atalarının fosillerine yeryüzünün hiçbir tabakasında rastlanamadı. Ayrıca;

1- evrimcilerin hiçbir evrimsel bağ kuramadıkları, bütünüyle farklı sınıflara ait canlılarda bile ortak homolog organların var olması,

2- homolog organlara sahip canlılarda, bu organların genetik şifrelerinin çok farklı olmaları

3- homolog organlara sahip canlılarda, bu organların embriyolojik gelişim safhalarının birbirinden çok farklı olması, homolojinin evrime hiçbir dayanak teşkil etmediğini gösterdi.

Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim.

Bütünüyle Farklı Canlı Sınıflarındaki Benzer Organlar

Evrimcilerin, aralarında hiçbir evrimsel bağlantı kuramadıkları türlerin de, birbirine çok benzeyen (homolog) organları vardır. Kanat, bunun bir örneğidir. Bir memeli olan yarasada kanat vardır, kuşlarda kanat vardır, sineklerde de kanat vardır, ayrıca geçmişte yaşamış uçan kanatlı dinozor türleri de vardır. Fakat, bu dört farklı sınıf arasında evrimciler bile herhangi bir evrimsel bağ, bir akrabalık kuramamaktadırlar. 
 

BENZER ORGANLAR EVRİME DELİL DEĞİLDİR


Solda ahtapot gözünün ve sağında insan gözünün yapısı. İnsan ve ahtapot gözleri, birbirleriyle çok yakın yapıya sahip iki ayrı tasarımdır. İnsan ile ahtapot arasında hiçbir evrimsel ilişki kuramayan evrimciler (ahtapot midyelerle aynı sınıftan olan omurgasızlardır!) bu iki ayrı gözün tesadüfler sonucunda birbirinden tamamen bağımsız olarak evrimleştiğini iddia etmek zorunda kalırlar. Bu durum, "benzer orğanlar evrimin ispatıdır" şeklindeki evrimci iddiayı açıkça geçersiz kılmaktadır.


Bu konudaki bir diğer çarpıcı örnek de farklı canlıların gözlerindeki şaşırtıcı benzerlik ve yapısal yakınlıktır. Örneğin ahtapot ve insan, aralarında hiçbir evrimsel bağlantı kurulamayan, son derece farklı canlılardır. Fakat her ikisinin de gözleri, yapı ve fonksiyon bakımından birbirine çok yakındır. İnsanla ahtapotun benzer gözlere sahip ortak bir ataları olduğunu ise evrimciler bile iddia edememektedirler. Bu örnekler ve bunlara benzer birçok örnek açıkça göstermektedir ki, evrimcilerin öne sürdükleri, "homolog organlar, canlıların ortak bir evrimsel atadan geldiğini ispatlar" şeklindeki iddianın hiçbir bilimsel dayanağı yoktur.


Hatta bu organlar, onlar açısından büyük bir çıkmazdır. Göz, kanat gibi birbirine benzer yapılara sahip olan, ama evrimcilerin aralarında evrimsel bağ kuramadıkları bu organlara biyolojik (taksonomik) sınıflandırma konusunu ele alırken önceki sayfalarda değinmiştik.

Homolojinin Genetik ve Embriyolojik Açmazı

Evrimcilerin homoloji ile ilgili iddialarının ciddi sayılabilmesi için, öncelikle farklı canlılardaki benzer görünümlü (homolog) organların, aynı zamanda benzer (homolog) DNA şifreleri tarafından kodlanmış olması gerekir. Oysa, bu benzer organlar, çoğunlukla çok farklı genetik kodlar (DNA şifreleri) tarafından belirlenmektedir. Bunun yanı sıra, farklı canlıların DNA'larındaki benzer genetik kodlar da, çok farklı organlara karşılık gelmektedirler.

Avustralyalı biyokimya profesörü Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis (Evrim: Kriz İçinde Bir Teori) isimli kitabında, homolojinin evrimci yorumunun genetik açmazını şöyle belirtmektedir: "Homolojinin evrimci temeli belki de en ciddi olarak, görünürde benzer olan yapıların, farklı türlerde bütünüyle farklı genler tarafından belirlendiği anlaşıldığında çökmüştür."

Ayrıca, yine söz konusu iddianın ciddi sayılabilmesi için bu benzer yapıların embriyolojik gelişim süreçlerinin, yani yumurtadaki ya da anne karnındaki gelişim aşamalarının da paralel olması gerekir. Oysa benzer organlar için bu embriyolojik süreç her canlıda birbirinden farklıdır.

Kısacası genetik ve embriyolojik araştırmalar, Darwin'in "canlıların ortak bir atadan evrimleştiklerinin delili" şeklinde tarif ettiği homoloji kavramının, gerçekte hiçbir şekilde bu tarife delil oluşturmadığını göstermiştir. Bu şekilde bilim, Darwinist tezlerden birinin daha gerçek dışı olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadır.

Canlılardaki Temel Benzerlikler

Evrimciler, tüm bu gerçekler karşısında, çok basit birtakım mantıklar kurarak, canlıların tümünün DNA'ya sahip oluşları ya da çoğu canlının benzer solunum enzimlerini kullanmaları gibi ortak özellikleri evrime delil olarak göstermeye çalışırlar. Bu iddia ders kitaplarında da "sitoloji ve genetik evrimin kanıtıdır" gibi başlıklar altında tekrarlanmaktadır. Oysa canlı organizmalarının DNA gibi ortak bir bilgiye ya da karbon bazlı molekül yapılarına sahip olmaları, ortak bir yaratılışla yaratıldıklarının ifadesi olarak da yorumlanabilir. Bir başka deyişle, bu tür benzerlikler evrime doğrudan delil oluşturmaz. Evrimcilerin bu gibi basit mantık oyunlarına başvurmaları ise, canlıların kökeni hakkında doğrudan delil oluşturan (hayatın kökeni, fosil kayıtları, doğa kanunlarının etkisi gibi) konularda teorilerinin hezimete uğradığını bilmelerinden kaynaklanmaktadır.

İşin düşündürücü yanı, "Bütün binalar tuğlalardan yapılır, öyleyse bütün binalar ayrı ayrı inşa edilmemişler, birbirlerinden evrimleşmişlerdir" iddiasındaki saçma mantıkla aynı mantığa dayanan bu evrimci iddiaların, bilimsel bir gerçek gibi çocuklarımıza öğretilmesidir.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

Biyoloji 3, Liseler için Ders Kitabı, Öner Gücün,
Ankara: Pasifik Ders Kitapları A.Ş., s. 122-123.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 184.
54 Michael Denton. Evolution: A Theory in Crisis. London, Burnett Books, 1985, s. 145.