YANILGI 13

"Fosiler canlıların ilkelden komplekse doğru evrimleştiğini gösterir."

Açıklama: Ders kitaplarında sıklıkla fosillerin, canlıların ilkelden komplekse doğru geliştiğini gösterdiği iddia edilmektedir. Oysa bu iddia kesinlikle geçersizdir. Fosiller canlılığın ilkelden gelişmişe doğru geliştiğini değil, aksine farklı komplekslikteki canlı türlerinin, aralarında bir ilişki olmadan bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir. Canlıların ilkelden komplekse doğru gelişmesi kavramı, fosil kayıtlarında, yani somut bilimsel bulgularda değil, sadece evrimcilerin hayal güçlerinde vardır.

Fosil kayıtlarına baktığımızda canlılığın ortaya çıktığı en erken tabakanın Kambriyen Devir olduğunu görürüz. 500-530 milyon yıl önce yaşanan bu devirde, onlarca farklı omurgasız deniz canlısı bir anda ve eksiksiz olarak ortaya çıkmıştır. Bu kompleks omurgasızlar, kendilerinden önce yeryüzündeki yegane canlılar olan tek hücreli organizmalarla aralarında hiçbir bağlantı ya da geçiş formu bulunmadan birdenbire ve eksiksiz bir biçimde var olmuşlardır.

Bu canlılar, evrimci teorinin gerektirdiği gibi "ilkel" canlılar değillerdir. Bu canlıların çoğunda, modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar bulunur. Örneğin trilobitlerin çift mercekli petek göz yapısı, bir tasarım harikasıdır. Harvard, Rochester ve Chicago Üniversiteleri'nden jeoloji profesörü David Raup; "Trilobitlerin gözü, ancak günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli bir optik mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir tasarıma sahipti" demektedir.

Trilobit gözünün yeryüzünde ortaya çıkan ilk görme sistemi olduğunu belirtmek gerekir. Ama bu göz, buna rağmen yine de son derece komplekstir. Dahası trilobitlerde ortaya çıkan petek göz yapısı günümüze dek hiç değişmeden aynen gelmiştir. (Yusufçuk ve arı gibi böceklerin göz yapısı trilobit gözüyle aynıdır.) Bu durum elbette "canlılar ilkelden komplekse doğru gelişti" iddiasını açıkça geçersiz kılmaktadır.

Dünyanın nasıl olup da böyle birdenbire birbirlerinden çok farklı omurgasız türleriyle dolup taştığı, hiçbir ortak ataya sahip olmayan ayrı türlerdeki canlıların nasıl ortaya çıktığı, evrimcilerin asla cevaplayamadıkları bir sorudur. Evrimci düşüncenin dünya çapındaki en önde gelen savunucularından İngiliz biyolog Richard Dawkins, savunduğu tezleri temelinden geçersiz kılan bu gerçek hakkında şunları söylemektedir:

... Kambriyen katmanları, başlıca omurgasız gruplarını bulduğumuz en eski katmanlardır. Bunlar, ilk olarak ortaya çıktıkları halleriyle, oldukça evrimleşmiş bir şekildeler. Sanki hiçbir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler. Tabii ki, bu ani ortaya çıkış, yaratılışçıları oldukça memnun etmektedir.

CANLILIK EN  KOMPLEKS HALİYLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR

Kambriyen devrinden sonraki jeolojik devirlere baktığımızda ise, Kambriyen devrinde rastladığımız durumun aslında bir kural olduğunu görürüz: Canlılar hep en kompleks halleriyle ortaya çıkarlar. İlk ortaya çıktıkları halleriyle günümüzdeki yaşayan örnekleri arasında ise hiçbir fark yoktur. Yani, ilkelden gelişmişe doğru giden bir evrimsel süreç yoktur.

Bu nedenle ders kitaplarında yer alan "Fosiller canlıların ilkelden komplekse doğru evrimleştiğini gösterir" gibi bilim dışı açıklamaların çıkarılması, ve bunların yerine "Canlılık yeryüzünde ilk ortaya çıktığı andan beri son derece kompleks bir yapıya sahiptir" şeklinde açıklamaların eklenmesi gerekmektedir.

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

Liseler İçin Biyoloji 3, Ders Kitabı, Namık Berker,
Ankara: Mega Yayıncılık, 1995, s. 172, 178.
İlköğretim Fen Bilgisi 8, Ders Kitabı, N. Sefa Çimen,
Hayrettin Sönmez, Osman Yılmaz, Ankara: Salan Yayınları, s. 198.
İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı 8, Bahattin Soydan,
Hüseyin Başak, Hülya Soydan, Ankara: Serhat Yayınevi, s. 171.
Lise 3 Biyoloji, Selim Korkmaz, Özer Bulut, Davut Sağdıç,
İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 184.