YANILGI 12

"Yeni bulunan fosiller evrim görüşünü pekiştirmektedir."

Açıklama: Ders kitaplarında yer alan yanlış iddialardan biri de "yeni bulunan fosillerin evrim teorisini desteklediği" iddiasıdır. Oysa aksine, fosil bilimi (yani paleontoloji) Darwin'den bu yana hiçbir zaman evrim teorisini desteklememiş, aksine teorinin önündeki en büyük engel olmuştur. Ne eski ne yeni herhangi bir fosilin evrim teorisine kazandırdığı hiçbir dayanak yoktur.

Fosil kayıtlarının teorinin önüne koyduğu sorun, evrime göre canlı türlerini birbirine bağlaması gereken teorik "ara türlerin" fosillerine asla rastlanamamasıdır. Oysa eğer teori doğru olsaydı, bu ara tür fosillerinden çok sayıda ve kolaylıkla bulunması gerekirdi. Çünkü evrim teorisine göre bütün canlılar birbirlerinden türemişlerdir. Önceden var olan bir canlı türü, zamanla bir diğerine dönüşmüş ve bütün türler bu şekilde ortaya çıkmışlardır. Teoriye göre bu dönüşüm yüz milyonlarca senelik uzun bir zaman dilimini kapsamış ve kademe kademe ilerlemiştir. Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız ara türlerin oluşmuş ve yaşamış olmaları gerekir.

Örneğin, balık özelliklerini hala taşımasına rağmen, bir yandan da bazı sürüngen özellikleri kazanmış olan yarı balık-yarı sürüngenler yaşamış olmalıdır geçmişte. Ya da sürüngen özelliklerini taşırken, bir yandan da bazı kuş özellikleri kazanmış sürüngen-kuşlar ortaya çıkmış olmalıdır. Bunlar, bir geçiş sürecinde oldukları için de, sakat, eksik, kusurlu canlılar olmalıdır. İşte evrimciler geçmişte yaşamış olduklarına inandıkları bu hayali yaratıklara "arageçiş formu" adını verirler.

Eğer gerçekten bu tür canlılar geçmişte yaşamışlarsa bunların sayılarının ve çeşitlerinin milyonlarca hatta milyarlarca olması gerekir. Ve bu ucube canlıların kalıntılarına mutlaka fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Çünkü bu ara geçiş formlarının sayısının bugün bildiğimiz hayvan türlerinden bile fazla olması ve dünyanın dört bir yanının fosilleşmiş ara geçiş formu kalıntılarıyla dolu olması lazımdır.

Darwin bu gerçeği "Eğer teorim doğruysa, türleri birbirine bağlayan sayısız arageçiş çeşitleri mutlaka yaşamış olmalıdır... Bunların yaşamış olduklarının kanıtları da sadece fosil kalıntıları arasında bulunabilir" diyerek kabul etmişti. Ancak Darwin bu ara türlerden hiçbir iz olmadığını da biliyordu. Bu yüzden Türlerin Kökeni adlı kitabında fosil kayıtlarına özel bir bölüm ayırmış, teorisini destekleyecek fosillerin bulunmadığını, ancak ileride yapılacak araştırmalarla bulunmasını umduğunu yazmıştı.

Oysa Darwin'den sonra 140 yıl boyunca dünyanın dört bir yanında yapılan kazılar, fosiller sorununu evrim teorisinin önünden kaldırmadı. Aksine, teoriyi çok büyük bir çıkmaza soktu. Çünkü bütün fosil kayıtları, evrimcilerin aradıkları ara türlerin asla yaşamadıklarını, aksine canlı türlerinin bir anda ve bugünkü eksiksiz şekilleriyle yeryüzünde ortaya çıktıklarını gösterdi.

Evrimci paleontolog Mark Czarnecki bu konuda şu itirafta bulunur:

Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Tanrı tarafından yaratıldığını savunan yaratılışçı argümana destek sağlamıştır.

Ünlü İngiliz paleontolog (fosil bilimci) Derek W. Ager da, bir evrimci olmasına karşın aynı itirafta bulunur:

Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde ortaya çıkan gruplar görürüz.

Kısacası fosil kayıtları evrimi desteklememekte, aksine teori için "sorun" oluşturmaktadır. İşte bu nedenle evrimci biyolog Mark Ridley, ünlü evrimci bilim dergisi New Scientist'teki bir makalesinde şöyle demektedir: "Hiçbir gerçek evrimci... fosil kayıtlarını yaratılış fikrine karşı evrimi destekleyen bir delil olarak kullanmaz".

Görüldüğü gibi ne eski ne de yeni bulunan fosiller "evrim görüşünü pekiştirmemekte", aksine fosil kayıtları teoriyi geçersiz kılmaktadır. Dahası, yine bazı evrimcilerin kabul etmek zorunda kaldıkları gibi, fosil kayıtlarının gelecekte de evrim teorisini desteklemesi imkansızdır. Çünkü eldeki fosil kayıtları son derece zengindir ve daha fazla araştırma yapılarak, daha önceden bulunmamış ara tür fosillerinin bulunması imkansızdır. Glasgow Üniversitesi paleontoloji profesörü T. Neville George, bu gerçeği şöyle açıklamaktadır:

Fosil kayıtlarının (evrimsel) zayıflığını ortadan kaldıracak bir açıklama yapmak artık mümkün değildir. Çünkü elimizdeki fosil kayıtları son derece zengindir ve yeni keşiflerle yeni türlerin bulunması imkansız gözükmektedir... Her türlü keşfe rağmen fosil kayıtları hala (türler arası) boşluklardan oluşmaya devam etmektedir.

Bilim dünyası bu gerçekleri bilmekte ve kabul etmektedir. Ancak ne yazık ki ders kitaplarında öğrencilere "yeni bulunan fosillerin evrimi desteklediği" gibi tümüyle bilim dışı bir iddia, bir gerçek olarak öğretilmektedir.

Bazı ders kitabı yazarları, soyu tükenmiş canlılara ait fosillerin bulunmasını evrimin bir ispatı sanacak kadar büyük bir bilgi eksikliği içindedirler. Örneğin Namık Berker adlı yazar tarafından kaleme alınan Liseler İçin Biyoloji 3 Ders Kitabı adlı kitapta, açıkça "Bir zamanlar yeryüzünde yaşamış ve sonradan ortadan kalkmış canlı fosillerinin bulunması evrimin en önemli kanıtlarındandır" diye yazılabilmiştir.41 Oysa evrimi ispatlayabilecek olan (ve asla bulunamayan) fosiller, türleri birbirlerine bağlayacak ara form fosilleridir. Farklı türlerin soylarının tükenmiş olmasının, evrim teorisine delil oluşturacak hiçbir yönü yoktur ve yaratılış açıklamasına da tümüyle uyumludur.

Tüm bu nedenlerden dolayı, ders kitaplarında yer alan "fosiller evrimi ispatlayan kanıtlardır" gibi bilim dışı ifadeler çıkarılmalı ve bunların yerine paleontoloji-evrim teorisi ilişkisini doğru tarif eden açıklamalar eklenmelidir. Bu konuda bir evrimci kaynaktan yararlanılabilir ve evrimci paleontolog Mark Czarnecki'nin yukarıda da aktardığımız şu yorumu kullanılabilir:

"Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur."

İddianın Yer Aldığı Ders Kitapları:

Liseler İçin Biyoloji 3, Ders Kitabı, Namık Berker,Ankara:Mega Yayıncılık, 1995, s. 172.
İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı 8, Bahattin Soydan, Hüseyin Başak,
Hülya Soydan, İstanbul: Serhat Yayınevi, 1996, s. 169-170.
İlköğretim Fen Bilgisi Ders Kitabı 8, Etem Düzgün,
Mehmet Suzan ve Nebahat Suzan, İstanbul: Düzgün Yayıncılık, s. 193.
Ortaokul Fen Bilgisi 8, Ders Kitabı, Bekir Onat,
Mümin Hatipoğlu, Musa Acılıoğlu, İstanbul: Özer Yayınları, s. 167