Açık Sistem YanılgısıIlya Prigogine ve Öz-Örgütlenme Yanılgısı
Düzenli Sistem ve Organize Sistem Farkı
Öz Örgütlenme: Materyalist Bir Dogma

 Ilya Prigogine ve Öz-Örgütleme Yanılgısı

Termodinamiğin İkinci Kanunu'nun evrimsel bir süreci imkansız kıldığının farkında olan bazı evrimci bilim adamları yakın geçmişte Termodinamiğin İkinci Kanunu ve Evrim Teorisi arasındaki uçurumu kapatabilmek, evrime bir yol açabilmek umuduyla çeşitli spekülasyonlar üretme gayretine girmişlerdir.

Termodinamiği ve evrimi uzlaştırma umuduyla ortaya atılan iddialarla en fazla adı duyulmuş olan kişi Belçikalı fizikçi Ilya Prigogine'dir.

Prigogine, Kaos Kuramı'ndan hareket ederek kaostan (karmaşadan) düzen oluşabileceğine dair bir takım varsayımlar ortaya atmıştır. Ancak, bütün çabalarına rağmen, termodinamiği ve evrimi uzlaştırmayı başaramamıştır.

Aslında Prigogine başta, fizikte "geri-dönüşümsüz" (irreversible) olarak tanımlanan süreçleri geri dönüştürebilmenin formülünü bulmak gibi ütopik bir amaçla yola çıkmıştır. Bilindiği gibi geri-dönüşümsüz süreçler (irreversible processes) tersine çevrilmesi pratikte imkansız olan süreçleri ifade eder. Örneğin tahta bir masanın yanması ya da bebek şeklindeki bir şekerin suda erimesi geri-dönüşümsüz süreçlerdir. Yani, masanın yanmış küllerini ve yanarken havaya duman olarak karışıp gitmiş karbondioksit ve su buharını tekrar bir araya getirip bunların moleküllerini düzenleyerek aynı masayı geri getirmek mümkün değildir. Ya da tüm molekülleri suyun içinde çözünerek dağılmış olan bir şekeri tekrar başlangıçtaki şekline döndürecek bir yöntem yoktur. Kısacası, fiziksel ya da kimyasal bir süreç sonucunda başka formlara dönüşen bu maddeleri tekrar ilk orjinal hallerine geri döndürmek hiçbir şekilde ve hiçbir yöntemle mümkün değildir. Hiçbir fizik ya da kimya kanunu böyle bir geri dönüşüme izin vermez.

İşte Prigogine böyle imkansız bir süreci gerçekleştirecek formülleri icat ederek fizikte yeni bir devrim yaratmak, tarihe geçmek gibi bir beklentiyle geri-dönüşümsüz süreçler üzerinde sayısız çalışma yürütmüş ve tezler öne sürmüştür. Hiçbir somut sonuca varamamasına karşın, fizikte yeni bir çığır açabilme umuduyla bu yönde gösterdiği çabalardan ötürü 1977'de Nobel ödülünü almıştır.

Çalışmalarında, fiziğin yalnızca istatiksel olarak ele aldığı geri-dönüşümsüz süreçleri temel yasalara bağlamaya çalışmış fakat başarısız olmuştur. Tamamen teorik, gerçek hayatta uygulama ve gözlemleme imkanı olmayan pek çok matematiksel önermeyi içeren kitapları fizik, kimya ve termodinamik alanında otorite sayılan bilim adamları tarafından hiçbir somut ve pratik değere sahip olmamakla eleştirilmiştir.

Örneğin, termodinamik, istatiksel mekanik ve biçim oluşumu (pattern formation) konularında otorite sayılan fizikçilerden ve Review of Modern Physics kitabının yazarlarından biri olan P. Hohenberg'in, Prigogine'nin çalışması hakkındaki yorumu Mayıs 1995 tarihli Scientific American dergisinde, şöyle aktarılır:

Teorisinin açıkladığı tek bir olay bile bilmiyorum.317

Wisconsin üniversitesinden teorik fizikçi Cosma Shalizi de Prigogine'in çalışmalarının hiçbir somut sonuç ya da açıklamaya varmaması hakkında şunları söylemektedir.

(Prigogine'in yazdığı) "Self Organization in Nonequilibrium Systems" (Dengeden Uzak Sistemlerde Öz Örgütlenme) isimli kitabının tam beş yüz sayfası içinde, gerçek verilerle ilgili sadece dört tane grafik var ve modellerinin deneysel sonuçlarla karşılaştırması hiç yok. Her ikisinin de istatiksel fiziğin başlıkları olması dışında, geri-dönüşümsüzlük hakkındaki fikirlerinin hiçbirisi öz-örgütlenme (self organization) ile bağlantılı değil.318

Koyu bir materyalist olan Prigogine'in, fizik alanında sürdürdüğü çalışmaları aynı zamanda evrim teorisine de destek sağlama amacı taşımıştır. Çünkü önceki sayfalarda gördüğümüz gibi, evrim teorisi, Termodinamiğin 2. Kanunu olan "Entropi" kanunu açıkça çelişmektedir. Entropi kanunu, bilindiği gibi her türlü düzenli, organize ve kompleks yapının doğal şartlara terkedildiğinde, düzensizliğe, bozulmaya ve parçalanmaya gideceğini kesin bir biçimde ortaya koymaktadır. Buna karşın evrim teorisi düzensiz, dağınık ve bilinçsiz atomların ve moleküllerin bir araya gelerek kompleks ve organize sistemlere sahip canlıları meydana getirdiği iddiasındadır.

Evrimin iddia ettiği bu tür bir süreç, fizikteki ve kimyadaki tanımıyla "geri-dönüşümsüz" (irreversible) bir süreçtir. Az önce vermiş olduğumuz yanan masa örneğinde olduğu gibi. Bir masa yandığı zaman düzenli ve kompleks bir yapıdan, düzensiz ve basit bir yapıya geçmiş olur. Küllerin moleküllerinin bir şekilde "geri-dönüşümlü" bir süreç yaşayarak, tekrar masa haline gelmeleri ise imkansızdır. Aynen, doğada dağınık ve düzensiz halde bulunan atomların ve moleküllerin bir şekilde bir araya gelerek çok daha kompleks ve organize yapılar olan proteinleri ve canlı hücrelerini oluşturmalarının imkansızlığı gibi. Doğada, bu tür geri-dönüşümsüz süreçleri tersine çevirebilecek bir mekanizma yoktur.

Prigogine ise bu tür geri-dönüşümsüz süreçleri tersine çevirebilecek formüller icat etme arayışına girmiştir. Prigogine'nin bu konudaki çabaları, bilimsel kaynaklarda, konunun başında da verdiğimiz suda eriyen şeker örneğiyle tarif edilir. Suda eriyen ve molekülleri suyun dört bir tarafına dağılan bir küp şekerin içindeki her glükoz molekülünün, küp şekeri tekrar ilk haliyle birleştirecek biçimde, kendi geri dönüş yolunu bulması pratikte imkansız bir süreçtir. İşte Prigogine bu glükoz moleküllerinin çözüldükleri yoldan geri dönerek başlangıçtaki küp şekeri yeniden meydana getirebilmesi gibi bir imkansızı sağlayacak formüller ve teoriler üretmeye çalışmıştır.

Ancak tüm çabaları, bir takım kapsamlı teorik denemeler olmaktan öte bir sonuca ulaşamamıştır.

Bu amaç doğrultusunda ortaya attığı tezlerin en önemli ikisi, "Self-Organization" (öz örgütlenme) teorisi ile "Dissipative Structures" (enerji dağıtan yapılar) teorisidir. Bu teorilerden birincisi basit moleküllerin kendiliklerinden örgütlenerek kompleks canlı sistemlerini oluşturabileceklerini savunur. İkincisi ise, düzensiz, yüksek entropili sistemlerde düzenli, kompleks yapıların oluşabileceğini iddia eder. Ancak, bunların hiçbiri evrimcilere yeni hayal dünyaları yaratmaktan başka bir bilimsel ve pratik değere sahip değildir.

Bu teorilerinin hiçbir konuyu açıklamadığı ve hiçbir sonuca ulaşamadığı pek çok bilim adamı tarafından ifade edilmektedir. Ünlü fizikçi Joel Keizer şöyle yazmaktadır:

Dengeden uzak "enerji dağıtan yapılar"ın (dissipative structures) sabitliği için öne sürdüğü kriterler, dengeye çok yakın durumlar dışında başarısızlığa uğradı.319

Teorik fizikçi Cosma Shalizi de bu konuda şunları söylemektedir:

(Prigogine) öz-örgütlenme (self organization) konusunda, hemen herkesten önce titiz ve esaslı bir çalışma öne sürmeyi denedi. Başaramadı, fakat girişimi etkileyiciydi. 320

Self -Organizing Systems: The Emergence of Order adlı yayının editörü olan F. Eugene Yates, aynı yayında bir makale yazan Nobel ödüllü bilim adamları Philip W. Anderson ve Daniel L. Stein'ın Prigogine'e yönelik eleştirilerini şöyle özetlemektedir:

Yazarlar (Philip W. Anderson ve Daniel L. Stein) "enerji dağıtan yapılar" (dissipative structures) hakkında geliştirilmiş bir teori olmadığını (aksine iddialar olmasına rağmen) ve belki de kararlı hiçbir "enerji dağıtan yapı" olmadığını savunmaktalar... Bu nedenle yazarlar dissipative structures ve bunların kırılmış simetrileri hakkındaki spekülasyonların şu an için hayatın kökeni ve devamı hakkındaki soruları açıklayamayacağına inanıyorlar.321

Kısacası, Prigogine'in teorik çalışmaları, hayatın kökenini açıklama yönünden hiçbir değer taşımamaktadır. Aynı Nobel ödüllü yazarlar, Prigogine'nin teorileri hakkında şu yorumu da yapmaktadırlar:

Bu alandaki birçok kitap ve makaledeki iddiaların aksine, biz böyle bir teorinin ("dissipative structures" teorisi) olmadığına, ve hatta Prigogine, Haken ve meslektaşlarının varlığından bahsettikleri bu tür yapıların (enerji dağıtan yapılar) belki de hiç varolmadıklarına inanıyoruz.322

Kısaca konularında uzman bilim adamları Prigogine'in kurguladığı tezlerin hiçbir gerçekliği ve geçerliği olmadığı, hatta tezlerinde bahsettiği türden yapıların (dissipative structures) belki de gerçekte var bile olmadığını belirtmektedirler.

Prigogine'in iddiaları, Jean Bricmont'un "Kaosun Bilimi mi Yoksa Bilimde Kaos mu?" adlı eserinde de çok detaylı olarak ele alınmış ve geçersizliği ortaya konmuştur.

Tüm bunlara rağmen, her ne kadar Prigogine evrimi destekleyen bir yöntem bulamadıysa da, yalnızca bu tür girişimlerde bulunması dahi evrimcilerin kendisini baş tacı etmesine neden olmuştur. Pek çok evrimci Prigogine'in ortaya attığı "öz örgütlenme" kavramına büyük bir umutla ve yüzeysel bir tarafgirlikle sarılmıştır. Prigogine'in hayali teorileri ve sanal kavramları, konunun ayrıntılarını bilmeyen pek çok kimseyi, evrimin termodinamik açmazının çözüldüğü gibi bir düşünceye kaptırmıştır.

Oysa Prigogine dahi, moleküler düzeyde ürettiği teorilerin, canlı sistemler, örneğin bir canlı hücresi için geçerli olmadığını kabul ederek şöyle demiştir:

Kaos Teorisi ve... canlıların oldukça düzenli olan hücreleri ele alındığında, bunlardaki biyolojik düzenlilik, teorinin karşısına net bir problem olarak çıkmaktadır.323

Yaptığı çalışmalarla bir sonuca varamayan Prigogine, evrimin termodinamik kurallarına aykırı olduğunu da bizzat şöyle itiraf etmiştir:

Yüzyılı aşkın bir süredir aklımıza takılan bir soru var: Termodinamiğin tanımladığı ve sürekli artan bir düzensizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada, canlı bir varlığın evriminin nasıl bir anlamı olabilir?324

İşte Prigogine'in evrim ile Entropi Kanunu ve diğer fizik yasaları arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmayı hedefleyen teorilerinin ve evrimcilerin bunlardan cesaret alarak yürüttükleri spekülasyonların içeriği budur.

317 Scientific American, Mayıs 1995, "From Complexity to Perplexity".
318 Cosma Shalizi, "Ilya Prigogine", www.santafe.edu/~shalizi/notebooks/prigogine.html
319 Joel Keizer, "Statistical Thermodynamics of Nonequilibrium Processes", Berlin: Springer-Verlag, 1987, s. 360-1
320 Cosma Shalizi, "Ilya Prigogine", www.santafe.edu/~shalizi/notebooks/prigogine.html
321 F. Eugene Yates, Self-Organizing Systems: The Emergence of Order, "Broken Symmetry, Emergent Properties, Dissipative Structures, Life: Are They Related" (NY: Plenum Press, 1987), s. 445-457.
322 F. Eugene Yates, Self-Organizing Systems: The Emergence of Order, "Broken Symmetry, Emergent Properties, Dissipative Structures, Life: Are They Related" (NY: Plenum Press, 1987), s. 447.
323 Ilya Prigogine, Isabelle Stengers, Order Out of Chaos, New York: Bantam Books, 1984, s. 175
324 Ilya Prigogine, Isabelle Stengers, Order Out of Chaos, New York: Bantam Books, 1984, s. 129.